aşikâre

[a:şikâ:re]
波́ zf. 明显地, 明确地, 明目张胆地: Kötülüğün aşikâre yapıldığını hiç gördün mü Ali ağa? 阿里大哥, 难道你一点儿也没有看见有人在明目张胆地干坏事吗?

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • aşikâre — zf., Far. āşikāre Açıkça, belli ederek, saklamadan Kötülüğün aşikâre yapıldığını hiç gördün mü Ali ağa? S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • âşikâre — (F.) [ ﻩرﺎﮑﺵﺁ ] açık, belli …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • DUHAN-I MÜBİN — Aşikâre duman. (Bu duhan hakkında iki tefsir rivayet olunmaktadır. Birisi: İbn i Mesud Hazretlerinden mervi olduğuna göre; şiddetli açlık ve kaht seneleridir. Çünkü çok aç olan kimseye, gerek gözlerinin za fından ve gerek çok kuraklık ve kahtlık… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • FÜŞV — Aşikâre ve zâhir olmak. Görünmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MECHURİYE — Aşikâre olunmuş, açıklanmış, meydana konulmu …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TECAHÜR — Aşikâre olmak, açık ve belli olmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • BET' — Boynu uzun olmak. * Aşikâre ve zâhir olmak. Açık ve görünür olmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • DER-KÂR — f. Mâlum, âşikâre olan. * İçinde olan. İçte bulunan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HITAB — Sözü âşikâre ve yüzüne söylemek. * Seninle gayrin arasında olan kelâm …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MUAYENE — Zâhir ve âşikâre olmak, görünmek, belli olmak. * Gözden geçirme, yoklama, kontrol etmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜTECAHİR — Yüksek sesle söyleyen. * Gizlemeyen. Aşikâre yapan. Açıktan günah işleyen …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.